
Kula eski Belediye Başkanı Selim AŞKIN ile Kula üzerine keyifli bir söyleşi yaptık. Selim AŞKIN sorularımızı içtenlikle cevapladı.
SİZCE KULA NEREYE GİDİYOR? GERİ Mİ GİDİYOR?
Hayatın akışı içerisinde hiçbir zaman geriye gitmek yoktur. Hayat hep bir şekilde devam eder. Evet, Kula yerinde sayıyor ama geriye gittiğini de söylemek doğru olmaz. Kula kabuğunu kıramadı. Kendi içerisinde kendine düştü. Sivil toplum kuruluşları, halk ve idaredeki insanlar ortak dili, ortak aklı kullanmıyorlar. Bu işler, ben daha iyisini bilirim, en iyisini ben yaparım ya da benim partilim yapar demekle olmaz. Önemli olan asgari müştereklerde buluşmaktır. Kula’yı, sosyal, ekonomik ve kültürel yönden ileriye ***ürecek olan da, asgari müştereklerde buluşmaktır. Bu olmadığı sürece Kula’nın gidebileceği her hangi bir yer yoktur. Üzülerek ifade ediyorum ki şu anda halkın, esnafın, sivil toplum örgütlerinin, hükümetin ve yerel idarenin söylemleri farklı.
KULA BUGÜNLERE NERELERDEN GELDİ?
Önce Kula’nın bu duruma nasıl geldiğini düşünmek, iyi analiz etmek lazım. Özellikle Cumhuriyet döneminde ilçemiz, imalatın yapıldığı, bölgenin önemli ticaret merkezilerinden biriydi. Kula’da yaşananlar imalat ve ticaretten para kazanırlardı. Bu, 1950’ye kadar bu şekilde devam etti. Şöyle ki, o zamanlar zamanın Cumhurbaşkanının kullandığı makam otosundan ilçemizde 12 adet vardı.
1950 yılında Kula Mensucat Fabrikasının yerel idare ile ortak paydada buluşamaması sonucu İzmir’e taşınma kararı alması kırılma noktasıdır. Bu fabrika beraberinde 7 000 – 7 500 kişiyi İzmir’e ***ürmüştür. Bu çöküş 1965’e kadar göç yoluyla devam etti. 1965 yılından sonra dericilik, tekstil, leblebicilik ve ayakkabıcılık sektörü canlanmaya başladı. 1970’li yıllarda canlılık arttı ve 19802den sonra 1998 yılına kadar kesintisiz devam etti. Taki 1998 yılında dünya genelinde ve ülkemizde yaşanan krizin ilçemizi etkilemesi sonucu tüm sektörler aynı anda çöktü. 1990’lı yıllarda ise yıllık 4-5 milyon $’lık çark bir anda durdu.
YEREL İDARECİLER SİYASİ DAVRANABİLİR Mİ?
Yerel idarelerde siyaset seçimlerden sonra sona erer. Yerel yöneticiler bulundukları pozisyona rozetleriyle gelirler ama görevi devraldıktan sonra rozetlerini çıkarıp, içtenlikleri ve yürekleriyle yola devam ederler. Herkesin yetkileri kanun çerçeveleri ile belirlenmiştir. Bu yetkiler kullanılırken partiler üstü bir tutum sergilenmelidir. Yerel idarecilik, gönül adamlığı, halk adamlığıdır. Bir yerin her manada gelişmesi için çok seslilik gereklidir. Maalesef, günümüzde Kulamızda çok seslilik değil, çok dillilik var. Çok seslilikten ortak, akılcı kararlar, çok seslilikten ise dedikodu çıkar.
YEREL İDARE VE HÜKÜMET AYNI SİTASİ PARTİYE MENSUP OLMALI MI?
Zaman zaman hükümet ve yerel yönetimlerin aynı partiden olması gerektiği yönünde düşüncesi olanlar ortaya çıkar. Böyle bir zorunluluk yoktur. Mesela ben, 10 yıllık belediye başkanlığım döneminde 6 yıl muhalefette kalmamıza rağmen hep hak ettiğimi aldım. Bizim olanı her zaman da alırım. İktidarın hangi partiden olduğu çok da önemli değildir. Hükümetin ve yerel yönetimlerin görevleri kanun ile belirlenmiştir. İller Bankası’ndan gelen pay bellidir. Yatırımlar belli bir program dahilinde yapılır. Yeter ki isteyin. Siz, isterseniz, azmederseniz, yerelde altyapıyı hazırlayıp Ankara’ya giderseniz istediğinizi her zaman alırsınız.
İMALATTAN TİCARETTEN TURİZME GEÇİŞ KOLAY MI?
1990’lı yıllara kadar yılında yılda 4-5 milyon $ olan bir ticaret ve imalat hacmi vardı Kula’nın. Bunun üzerine 2-3 senemiz de dövünerek, ahlarla vahlarla geçti. Hal böyleyken, insanlara Turizme geç demek kolay olmazdı elbet. Turizm bir nevi hizmet sektörüdür çünkü. Evet, Safranbolu, Antalya, Beypazarı, Sirince gibi örnekler mevcut ama buralar hep tarımdan turizme geçti. Bir nevi sınıf atladı. Ama siz Kula’daki insanlara imalattan, ticaretten turizme geçin derseniz bu kolay kabul edilmez.
Eğer Kula eski günlerine dönmek istiyorsa bir an önce, kent, doğa, inanç ve termal turizme geçmelidir. Bunu da halkla beraber yapabilirsiniz. Gazetelerde boy boy resimlerle, Tv ekranlarından nutuk atmakla bu iş olmaz. Az önce söyledik. Bu iş için ortak akıl gerekli. Esnafı, ilçe halkını bu işe hazırlamak, onların fikirlerini almak ve herkesimle diyalog halinde olmalısınız. “Kula’yı turizm merkezi yapacağım” , “Dünyada tek olacak” , “Termal hoteller kurulacak” vs vaatlerle Kula turizm merkezi olmaz.
2004 YILINA KADAR YAPILANLAR ÇALIŞMALA DEVAM ETTİRİLDİ Mİ?
2000’li yılların başında kula halkının da katılımıyla kent turizmi için başlatılan halkın ve esnafın turizme alıştırılması ve katkı sağlaması yönünde yapılan çalışmalar yok sayıldı. 1999 yılında kurulan “Tarihi Kentler Birliği”nin kurucularından biriyim. Bugün tabiri caizse Amerika tekrar keşfedilmeye çalışılıyor. Masanın üzerindeki halkalar birbirine karıştı. Şimdi bu kırılan halkalar tekrar birbirine bağlanılmaya çalışılıyor. Az önce de dediğim gibi bu işler gazetelerle nutuk atmakla olmuyor. Uzun yıllar çalışmakla, halkı yanına alıp beraber haraket etmekle olur.
KULA, ANKARA ASFALTINDAN NASIL FAYDALANABİR?
İlçemizden geçen İzmir-Ankara Karayolu Türkiye’nin en hareketli üç yolundan biri. Bu yoldan faydalanmak gerekiyor. Özellikle ürettiğimizi pazarlamak ve buralarda istihdam yaratmak zorundayız. İlçemizi bu şekilde kendi ayakları üzerinde tutabiliriz. Yoldan faydalanım demekle yoldan faydalanılmıyor. Daha önce yol üzerinde tesislerimiz vardı ve kısmen de olsa faydalanıyorduk. 2003 yılına kadar yol üzerinde sanayi sitesi ve dere yatakları vardı. Bunun için buralarda herhangi bir çalışma yapmak mümkün değildi. İlk önce bu dere yataklarının kaldırılması için bir şeyler yapmak gerekiyordu. Çalışmalara 1997 yılında başladık. Gölet ve Kula Dere Islah Projesi kapsamında devam edildi. 2004 Yılı’nın 30 Nisan’ına kadar da bu proje %95 oranında gerçekleşti. Sadece %5 kaldı. Belediyeyi devretmemizle beraber de bu proje durdu. Ve yine yerel yönetimin yanlış bir hamlesi sonucu proje askıya alındı. Biz, sanayi sitesinden başla***** Hisarköprü mevkiine kadar uzanan, dinlenme tesisleri, alışveriş alanları, yürüme yolları, eğlence merkezlerine sahip olanan 120 dükkanın bulunduğu bir yol üzeri hayal etmiştik. Bunun için de 9 Eylül Üniversitesi ve mimarlar ile işbirliği yaparak, Kula’nın isteklerine cevap verebilecek bir kompleks inşa edebilmek için hep birlikte proje üretmiştik. Bu proje şimdilik bekliyor. Ama şunu belirtmek isterim. Bu proje tamamlanacak. Ama 1 yıl ama 2 yıl sonra. Şu anda sadece günü kurtarmak için yol üzerinde bir şeyler yapılıyor. Buralara yapılan her kuruş heba olup gidecek. Her konuda 1 doğru vardır. Populizme hiç gerek yok. İlçenin kaynakları çarçur ediliyor ve ben bundan büyük üzüntü duyuyorum.
KULA TURİZMDE HANGİ NOKTAYA GELDİ?
Kula’da kent turizminin yanı sıra doğa turizmi, inanç turizmi ve termal turizmin de çok hızlı şekilde hayata geçirilmesi gerekiyor. 1999 yılında Türkiye’nin en genç yanardağı olan Kara Divlit’in Jeopark ilan edilmesi için çalışmalara başladık. 2005 yılında buranın jeopark olarak ilan edilmesi gerekiyordu. 2004 yılında bu çalışmalar da yok sayıldı. Tekrar çalışma başlatıldı. Şu anda bizim 2004 yılında geldiğimiz noktaya tekrar gelinmeye çalışılıyor.
Termal turizm için 2003 yılında Kulalı işadamları ile bir dizi görüşmelere başladık. 2008 yılı içerisinde de tesisin temellerini atıyoruz.
İnanç turizmine gelince. Yunus Emre’yi Anma Törenleri ilk defa bizim zamanımızda 1997 yılında başladı. Yıllar geçtikçe belli bir noktaya gelindi ama şimdiye kadar bunun Uluslar arası platforma taşınması gerekiyordu. Yani bu konuda da başlanan noktaya geri geldik.
BELEDİYE BAŞKAN ADAYLIĞINDA ADINIZ *** *** GEÇİYOR. BUNU NASIL DEĞERLENDİRECEKSİNİZ?
İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır. Biz insanlara faydalı olabildiğimiz müddetçe, yarınlara, gelecek nesillere daha yaşanabilir ve ekonomik yönden ayakları üzerinde durabilen bir Kula bırakmak için ter döktüğümüz müddetçe geceleri rahat uyuyoruz. Şu ana kadar Kula halkının hiçbir isteğini geri çevirmedim. İlk başkanlığım Kula Belediye Başkanlığı, kurduğum ilk kooperatif Kula Leblebiciler Kooperatifi, ilk işyerim Kula Pazarı, ilk şirketim Kula A.Ş, yeğenime kurdurttuğum ilk işyeri Kula Grup Sigorta. Şunu söylemek istiyorum. Başında Kula olan her iş için varım. Kula’ya hizmet etmek en büyük mutluluğum.
Kaynak: Medya45.Com













Post a Comment